ZEKÂ VE YETENEK AYNI ŞEY MİDİR?

Zekaya yetenek gözüyle bakmak ne derece doğrudur?

Zeka üzerinde anlaşılan bir konu değildir ve dünya üzerinde zekaya yönelik birçok farklı tanı vardır. Bu tanıların birçoğunda zekanın içeriği doldurulurken son cümle ‘yetenekler bütünüdür’ ile tamamlanmaktadır.

Zeka ve yetenek birbirinden farklı kavramlardır. Farklı olan bu iki kavramı tanımlarken birbirleriyle ilişkilendirmek ne derece doğrudur bu tartışmaya açık bir konudur.

Zekanın beynin dört ayrı lobunda sinir ağı bağlantılarıyla karmaşık bir yapı olduğu, yeteneğinde ince ve kaba motoru kontrol eden beyincikle bağlantılı olduğu düşünülebilir. Zeka ve yeteneğin iç içe geçmiş bir yapıda değil, beynin farklı noktalarında ayrı bir şekilde var olduğu söylenebilir. Bunun en büyük kanıtı zihinsel engelli bireylerde de yeteneklerle karşılaşılmasıdır. Örneğin; Zihinsel engelli bir bireyin yetenekli kategorisinde müzik aleti kullanabildiği, bir başka bireyin resim yeteneğinin uzman kişilerce yetenekli kategorisin de değerlendirildiği görülmektedir.

Tam tersi şekilde üstün zeka tanısı olan çocuklarda hiçbir yeteneğin olmadığı sadece zihinsel aktivitenin güçlü olduğu durumlar da söz konusudur.

Zekanın bir bileşeni olan yaratıcılık, yeteneği desteklerken, yetenek de çoklu uyaranlara ulaşma noktasında dönüşmüş zekaya katkı sağlayabilir. Yetenek zekadan bağımsız olarak var olabileceği gibi üst üste örtüştüğü durumlar da olabilir.

Bu anlamda zekaya; …. yetenekler bütünüdür gözüyle bakmak doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Çünkü yetenek de gözle görülebilir, duyulabilir, hissedilebilir, ölçülebilir bir durum söz konusudur. Zekada böyle bir durum söz konusu değildir. Ayrıca yeteneğin çalışmayla geliştirildiğinin bir çok alanda binlerce örneği vardır. Örn: Bir futbolcunun futbol yeteneğini bir sonraki yılda daha da artırması gibi veya bir mimarın sanat eserlerinin gittikçe daha kusursuz hale gelmesi, tarihimizden Mimar Sinan gibi.

Zekanın kullanımı sonucunda ortaya değerli bir fikir bir icat çıkarken ve varlığı dolaylı yollardan ölçülürken, yetenekte ise gözle görülebilir ölçülebilir ve sayısallaştırılabilir bir durum söz konusudur. Örneğin; beste yapabilmek, söz yazabilmek zekayla ilgili bir durumken, sesin tonu, gücü, notalı icra edilişler bir yetenektir ve direkt olarak gözlemlenip ölçülebilen bir durumdur. O nedenledir ki her beste yapan veya söz yazan şarkı söyleyemez.

Zeka ve yeteneğin doğuştan gelen kalıtımsal bir kapasite olduğunu, zekanın dönüştüğünü, doğuştan gelen yatkınlığın (yeteneğin) geliştiğini söylemek en doğrusu olacaktır.

Sonuçta zeka da olsa, yetenek de olsa, kullanılamıyorsa bir anlam ifade etmez, bireye katkı sağlamaz.

Peki sizin hayatınıza yön veren, kritik seçimlerinizi belirleyen, zekanız mı yoksa yeteneğiniz mi?

Tufan ERBAY

Psikolojik Danışman

0 görüntüleme