• TÜZDEV

ÖZEL YETENEKLİ ÇOCUKLAR HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

“Özel yetenekli öğrenciler, kendi başlarına en iyisini yapar” , “Özel yetenekliler programları seçkincidir.”

Bu ve benzeri efsaneler, özel yetenekli milyonlarca öğrenciye uygun eğitimi vermemize engel oluyor.

Yanlış: Özel yetenekli öğrenciler yardıma ihtiyaç duymaz; kendi başlarına en iyisini yaparlar.

Doğru: Yıldız bir atleti olimpiyatlara antrenörü olmadan gönderir misiniz? Özel yetenekli öğrenciler tam olarak beceri geliştirebilecekleri desteği ve zorlayıcılığı veren iyi eğitimli öğretmenlerin rehberliğine ihtiyaç duyarlar. Çoğu özel yetenekli öğrenci okula başlamadan önce kendi yaşıtlarının çok ötesinde derslerde okuyacağı müfredatın yarısından fazlasını bilir. Sonuç düşük başarıya, moral bozukluğuna veya sağlıksız çalışma alışkanlıklarına neden olan bıkkınlık, hayal kırıklığı ve isteksizliktir. Öğretmenin vazgeçilmez rolü, okuldaki yetenekleri tanımak ve büyütmektir.

Yanlış: Öğretmenler tüm öğrencileri zorlar, dolayısıyla özel yetenekliler genel sınıflarda rahat ederler.

Doğru: Hemen bütün öğretmenler öğrencilerini zorlamaya çalışsa da genelde özel yetenekli öğrencilerin ihtiyaçlarının farkında değildir ve derste onlara en iyi hizmeti sunmanın yolunu bilmemektedir. Fordham Enstitüsü’nün yaptığı ulusal bir araştırma öğretmenlerin % 58’inin son birkaç yılda, akademik olarak ileri düzeydeki öğrencilerin öğrenimine yönelik profesyonel gelişim eğitimi almadığını saptamış; öğretmenlerin % 73’ünün “parlak öğrenciler okulda genelde sıkılmakta ve zorlanmamakta, onlara daha iyiye gitmeleri için şans vermemekteyiz” görüşünde birleşmiştir. Bu rapor, çoğu ailenin “her öğretmen özel yeteneklileri tanıyamamakta ve destekleyememekte olduğu” gerçeğini de bildiğini göstermiştir.

Yanlış: Özel yetenekliler, rol model veya sorun çözen olarak sınıftaki diğer öğrencilerin de daha zeki olmasını sağlar.

Doğru: Ortalama veya ortalamanın altındaki öğrenciler, özel yetenekli öğrencileri sınıfta rol model olarak görmez. Başarılı olduğu kabul edilen birini izlemek veya ona dayanmak, mücadeleci bir öğrencinin özgüveninde çok küçük bir artışa neden olur. Benzer şekilde özel yetenekli öğrenciler akranlarıyla benzeri performans seviyelerinde girdiği etkileşimlerinden yararlanırlar; düşük veya ortalama yetenekli öğrencilerle aynı sınıfa yerleştirildiklerinde sıkılır, engellenmiş hisseder ve motivasyonlarını kaybederler.

Yanlış: Tüm çocuklar özel yeteneklidir.

Doğru: Her çocuk güçlü yönlere ve olumlu özelliklere sahiptir ancak her çocuk kelimenin eğitime yönelik anlamıyla özel yetenekli değildir. Okuldaki “özel yetenekli” etiketinin anlamı, yaşıtı veya sınıfındaki diğerleriyle kıyaslandığında bir çocuğun bir veya daha fazla alanda, performans veya sanat alanlarında ileri öğrenme kapasitesine sahip olması ve öğrendiklerini uygulamasıdır. Bu yüksek kapasite, bu çocukların yeni materyali öğrenmesini ve zorlanmasını sağlayacak uygun müfredat uyarlamaları gerektirir. Özel yetenek iyi veya daha iyiye delalet etmez, öğrencilerin eşsiz öğrenme ihtiyaçlarını karşılayan hizmetler için tespit edilmesine imkân veren bir kavramdır.

Yanlış: Hızlandırma seçeneği özel yetenekliler için sosyal açıdan zararlıdır.

Doğru: Akademik anlamda özel yetenekli öğrenciler yaşıtlarıyla eğitimde genelde sıkılır veya uygun yerde olmadıklarını düşünürler ve doğal olarak “entelektüel akran” olarak gördükleri daha büyük öğrencilere meylederler. Bu alandaki çalışmalar çoğu özel yetenekli öğrencinin, aynı yaştakilerden ziyade daha büyük öğrencilerle ilgi alanını paylaştığında daha mutlu olduğunu göstermiştir. Bu nedenle bu öğrenciler için anaokuluna erken başlama, sınıf atlama veya erken mezuniyet gibi hızlandırma seçenekleri dikkate alınmalıdır.

Yanlış: Özel yetenekliler eğitim programları seçkincidir.

Doğru: Özel yetenekliler programlarının varlığı, yüksek düzeyde yetenekli öğrencilere yardımcı olacağı anlamına gelmez. Özel yetenekli öğrenciler tüm kültürlerde, etnik topluluklarda, sosyoekonomik gruplarda bulunur. Ancak bu öğrencilerin çoğu, program ve hizmetlerin tanılamadaki hataları ve/veya kaynak eksikliği nedeniyle potansiyellerini azamiye çıkaracak fırsatlara erişemez. Örneğin özel yetenekliler hizmetlerindeki tek bir test puanına dayanmak farklı kültürel deneyimleri ve imkânları olan öğrencileri dışlamaya sebep olabilir. Ayrıca merkezi yardım almayan çoğu özel yetenekli program ve hizmetler, yerel fonlara ve aile desteklerine bağlıdır. Bunun anlamı ise ihtiyaca rağmen sadece yüksek gelir düzeyindeki bölgelerdeki okullar bu alanda hizmet verebilmekte, bu da seçkinci görüntünün ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Yanlış: Düşük not alan öğrenci özel yetenekli olamaz.

Doğru: Beklenenden daha düşük başarı, öğrencinin gerçek yeteneği ile performansı arasındaki uyumsuzluğu anlatır. Sorunun kökleri farklıdır, her bir çocuğun deneyimlerine dayalıdır. Özel yetenekli öğrenciler ilgilerini kaybetmeleri, kötü öğrenme alışkanlıklarını tanımaları veya okul ortamına inancı kaybetmeleriyle sonuçlanan zorlayıcı olmayan ders koşullarından sıkılır veya kendilerini engellenmiş hissederler. Bazı öğrenciler akranlarına sosyal anlamda uyum sağlamaya çalışırken yeteneklerini gizler, bazıları ise öğrenme zorlukları sergileyerek özel yeteneklerini maskeler. Sebebi ne olursa olsun, özel yetenekli öğrencilerin düşük başarı döngüsünü kırmada ve onların tam potansiyellerini ortaya çıkarmada ilgili ve ferasetli yetişkin yaklaşımı kaçınılmazdır.

Yanlış: Özel yetenekli öğrenciler okulda mutlu, popüler ve uyumludur.

Doğru: Çoğu özel yetenekli öğrenci toplum içinde ve okul ortamında gelişir. Ancak bazı özel yetenekli öğrenciler duygusal ve manevi yoğunluk, beklentilere ve hissiyata karşı hassasiyet, mükemmeliyetçilik, toplumsal sorunlara karşı derin endişeler duyma konusunda farklılıklar sergiler. Bazıları sınıf arkadaşları ile ilgilenmez ve bu da “ahmak, budala, gıcık, inek, geri zekalı” gibi zarar verici şekilde etiketlenme ve yalnızlık ile sonuçlanır. Bu zorluklar nedeniyle okul deneyimi, ödülden ziyade katlanılması gereken cezaya dönüşür.

Yanlış: Engelli bir öğrenci özel yetenekli olamaz.

Doğru: Bazı özel yetenekli öğrenciler öğrenmede veya diğer alanlarda engelli olabilir. Bu “iki kere özel yetenekli” öğrenciler, engelleri veya özel yetenekleri birbirini maskelediğinden normal sınıflarda genelde fark edilmezler, dolayısı ile “ortalama” olarak görülürler. Bazı iki kere özel yetenekli öğrenciler öğrenme zorluğu çeken olarak tanılanır ve bunun sonucunda özel yetenekliler hizmetlerinden istifade ettirilme konusunda dikkate alınmazlar. Her iki durumda da önemli olan, öğrenme zorlukları hususunda öğrenciye yardımcı olmanın yanında öğrencinin yeteneklerine odaklanmak ve zorlayıcı müfredata erişmelerine izin vermektir.

Yanlış: İleri Program kurslarının olması, özel yetenekliler ve dahiler için program olduğu anlamına gelir.

Doğru: İleri program dersleri titiz hazırlanmış, ileri seviye kurslardır ancak özel yetenekliler eğitim programı değildir.  İleri program, daha çok çalışmak isteyen öğrenciler için lise öğretmenleri tarafından verilen üniversite düzeyinde tasarlanmış derslerdir. Bu program, özel yetenekli ve becerili öğrencilere iki ana alanda sınırlı hizmet vermektedir: ilki, pek az bölgede rahat erişilebilmesi ve sunduğu konularla sınırlı olması; diğeri sadece liselerde ve genelde 11-12 sınıflara yönelik olmasıdır. Üniversite Kurulu, akademik açıdan hazır ve motive her öğrencinin üniversite düzeyinde kurs gördüğü İleri Program kurslarını onaylamaktadır.

Yanlış: Özel yetenek eğitimi çok fazla kaynak gerektirir.

Doğru: Özel yetenekliler eğitimi hizmetleri, banka batıracak hizmetler değildir. Tam anlamıyla uygun geliştirilmiş bir özel eğitim programı kapsamı ve kompleksliği açısından bunaltıcı görülebilir. Ancak program en başında, bu işle ilgilenenlerin özel yetenekli öğrencilerin farklı bir şeylere ihtiyaç duyduğunu anlamasıyla, uygun müfredat ve ders hazırlamasıyla, öğretmen eğitimiyle ve özel yetenekliler eğitimi stratejileriyle başlar.


Derleyen;


Önder AVCI

Matematik Öğretmeni

TÜZDEV

467 görüntüleme