İYİ HİSSETMENİN YOLLARI

Kendi kendimize kaldığımız ya da bir dostumuzla dertleştiğimiz zamanlarda bazı şeylerin gün yüzüne çıktığını fark ederiz. Az sevdiğimiz- sevildiğimiz, ortalama düzeyde bir kazancımız olduğu halde ortalama bir mutluluğu yakalayamadığımız, kendimize ve sevdiklerimize daha az vakit ayırdığımız, kendimizi kötü hissettiğimiz zamanların kendimizi iyi hissettiğimiz zamanlara göre fazla olduğu, kısacası yaşamdan yeteri kadar tat alamadığımız gerçeğiyle yüz yüze kalırız.


İşte bu zor günlerin önüne geçmek elimizdeki değerlerin farkına varmak için uygulamamız gereken bazı yollar vardır. Ne mutlu bize ki her sabah uyandığımızda, daha iyi şeyler yapmak için bir şansa sahibizdir.


Devam et. Yaşamımızda can sıkıcı şeyler olabilir. En can sıkıcı olayların bile geçici olduğunun o olaylar olsa da olmasa da gücümüzü toplayarak hayata devam etmemiz gerektiğinin farkında olmalıyız.


Kendine güven. İçimizdeki inanç ve deneyimlerimize inanmalı, inanç ve deneyimlerimizle büyüdüğümüzü, güçlendiğimizi unutmamalıyız. İster mantıkçı ister duygusal olalım ihtiyaç duyduğumuz şey içsel kaynaklarımıza güvendir. Bu kaynakların kullanımı için kendimize zaman tanımalı ve sabırlı olmalıyız.


Kendini kabul et. Burada kendimize sormamız gereken soru “Ben kimim?” dir. Bu soruya cevap verebilmek için geçmişimizle barışık olmamız gerekir. Kabullenme neyi değiştiremeyeceğimizi ya da kontrol edemeyeceğimizi bilmekle gerçekleşir. Kendi kimliğimiz, değerlerimiz ve hedeflerimizle farklı bir birey olduğumuzu kabul etmeliyiz.


Gelişime açık olmak. Bilgi uçsuz bucaksız bir derya gibidir. Yeni şeyler öğrendikçe kendimize güvendiğimizi ve güçlendiğimizi hissederiz. Birey olarak bu bizim elimizdedir. Hayata, bilgiye ve yeni şeylere karşı meraklı ve ilgili olmak bizi geliştirecek en önemli faktördür.


Yaşam ile arkadaş olmak. Yaratıcının bizi cezalandırmak için var olmadığını unutmamak gerekir. Yaratıcıya ve yaşama küser, onu düşmanınız olarak görürsek, huzurlu hissedemez kaygı, stres ve tatminsizlik yaşarız.


Amaç ve anlam arayışı içinde olmak. Yaşamaktan zevk almak ve ona sıkı sıkıya bağlanmak için kendimize hedefler koyabiliriz. Daha iyi bir insan, eş, anne olmak, arkadaşlarımızla daha iyi ilişkiler kurmak, işimizdeki pozisyonumuzu yükseltmek, derslerimizde daha başarılı olmak gibi. Eğer hedeflerimiz varsa kendimizi daha canlı, huzurlu hissederiz. Hayatımızdaki amaç ve anlam doğrultusunda var olan doğal güçlerimizi, yeteneklerimizi, yakın ilişkilerimizi ve manevi olgunluğumuzu derinleştirebiliriz.


Düşüncelerimizi izlemek. Bir konu ya da kişi hakkında düşüncelerimiz yüzde yüz olumlu olmayacaktır. Olumsuz düşünceleri bertaraf etmeyi öğrenmeliyiz ki başka düşüncelere zihnimizi açabilelim. İşe olumsuz düşünceleri tanıyarak başlamalı ve onları değiştirmek için kabiliyetlerimizi kullanmalıyız.


Kendimizi sevmeyi öğrenmek. Kendimizle ilgili olumsuz düşünceleri değiştirmek için bize uyan, yakışacağını düşündüğünüz bazı malzemeler toplamalı ve kendimizi olmak istediğiniz kişi yapmalıyız. Sabırlı bir insan mı olmak istiyoruz tanıdığınız en sabırlı insanın sabrını neye borçlu olduğunu öğrenmeli ve eğer bize uyan bir şey ise o malzemeden biz de istifade etmeliyiz.


İlişkilerimizi gözden geçirmek. Yaratılışımız gereği başkalarıyla ilişki kurmaya, sevmeye, sevilmeye ve desteklenmeye ihtiyacımız vardır. Bize güven veren, sevgi dolu ilişkiler istemek en doğal hakkımızdır. Bu yüzden ilişkilerimizi sağlam temeller üzerine oturtmalı yakınımızdaki insanlara ne kadar değer verdiğimizi göstermeli, onları sevdiğimizi söylemeliyiz.


Çok fazla istememek. Arzu ve isteklerimiz güçlü bir motivasyon kaynağı olabilir, ama bazı istekler ulaşılmaz olabilir, bu sebeple ulaşılması imkansız şeylere imrenmemek, heveslenmemek gerekir.


Eleştirilere açık olmak. Çevremizden her zaman övgü dolu sözler duyamayabilir zaman zaman hoşumuza gitmeyecek eleştirilerle karşılaşabiliriz. İşte bu eleştirel yorumlar karşısında serinkanlı olmak akıllıca olacaktır. Yerine göre yanıt vermeyi ve tepki göstermeyi öğrenmek ve öfkemizi kontrol etmek bizim yararımıza olacaktır.


Hayal kırıklıklarının yaşamın bir parçası olduğunu kabul etmek. En başarılı insanlar bile hayal kırıklıkları ile karşı karşıya kalırlar, ama onlar hayatın tatmin seviyesine ulaşabilmek için başarısızlıkları bir basamak olarak kullanmaları gerektiğini bilirler.


Korkularımızla yüzleşmek. Korkularımızla yüzleşmek bizi güçlü kılar, ama bir miktar korku, bazı şeyleri daha iyi yapmamızı sağlar. Korkularımızı kabul etmek duygularımızı frenlemek için bize yardım eder.


Manevi değerlerimizi güçlendirmek. Manevi değerlerimiz ve yaşam doyumumuz arasında olumlu bir ilişki vardır. Araştırmalar inanan insanların daha huzurlu, daha mutlu olduğunu ve birçok sıkıntının üstesinden kolaylıkla gelebildiğini göstermiştir.


Yaşam ne getirirse getirsin kendimizi iyi hissetmeye çalışmalı, iyi olacağımız günlerin yakın olduğu inancına sahip olmalıyız. Uyandığımız her gün daha iyi şeyler yapmak için başka bir şansımız olduğunu bilmeli, günümüzü boşa harcamamalıyız.


Tuba EKER ÜNAL

Klinik Psikolog


36 görüntüleme