ENGEL BULAŞICI MIDIR?

Toplumumuzun engelli birey oranı yaklaşık olarak %7 civarındadır. Doğuştan engelliler olduğu gibi sonradan engelli olan vatandaşlarımız da vardır. Bu engel gruplarının %2.2’lik kısmı zihinsel aktivitelere bağlıyken %5’lik kısmı da fiziksel aktivitelerden kaynaklanmaktadır.

Engelli vatandaşlarımıza yönelik pozitif ayrıştırıcı kanunlarımız olmasına rağmen, engelli ailelerine yönelik pozitif ayrımcılık yetersiz kalmıştır.


Engel tanımı, sadece engelli birey üzerinden anlaşılmaya çalışılmaktadır. Bireylerin engel durumu sadece kendini kapsamamaktadır. Bu engelli bireylerin ailelerini de kapsamaktadır.


Bir anne düşünün; işitme engelli bir çocuğu var. Bu işitme engelinin getirdiği dezavantajlı durum sadece çocuğun sorunu değildir. Anne de bu engelden etkilenmiştir. Çocuğu gibi işaret dilini öğrenmek zorunda kalmış, onunla aynı sosyal ortamlarda, çocuğu için tercüman ve engelinden kaynaklanan eksikleri kapatmak için çaba sarf etmektedir. Çocuğun engeli anneye bulaşmış durumdadır.

Bir baba düşünün fiziksel engelli yürüyemeyen bir çocuğa sahip. Babanın yürüme hızı çocuğa eşitlenmiştir. Çocuğuyla birlikte hiçbir zaman koşamayacaktır.

Bir aile düşünün Down Sendromlu bir çocukları var. Bu aile çocuğunun ihtiyaçlarını karşılayamayan hiç bir sosyal ortama giremeyecek, kısıtlanacak ve yaşam şartları engelli bireye entegre olacaktır. Çocuğunu diğer çocukların arasına gönderemeyecek, misafirliğe giderken defalarca düşünecek ya da misafir kabul ederken daha ihtiyatlı davranacaktır. Aynı şekilde bu aileyle iletişime geçme noktasında diğer aileler ya da komşular da daha çekimser davranacaklardır.


Bu kanayan yaraya ve izole olmuş bu ailelere, devletimizin yapması gerekenler olduğu gibi yapılacak sosyal destek noktasında her birimize görevler düşmektedir. Öncelikle bu aileleri anlama noktasında empati göstermeli, üzerlerine düşen bu ağır yükü hafifletmek adına el birliği yapmalıyız. Bu sayede engelli ailelerinin topluma kazandırılması ve daha sağlıklı bir toplum oluşmasının temellerini atabiliriz.


Öncelikle “yakın çevremizde bu tarz bireyler ve aileler var mı?” sorusunu kendimize sormakla işe başlayabiliriz. "Ben ne yapabilirim?" demeyelim. Göstereceğiniz küçük bir çaba bu aileler için çok büyük anlamlar ifade edebilir.


Unutmayalım, gelecekte hepimiz birer engelli adayıyız ya da engelli adayı ailesiyiz.

Tufan ERBAY

Psikolojik Danışman

70 görüntüleme